Calendar Date

Eyl
09
2010
Today
  • Advertisement
  • Advertisement
  • Advertisement
SOKAK MOBİLYALARIPINAR

Cuma, 21 Mart 2008 | Administrator

SÖYLEŞİ : OKTAY GÜZELOĞLU ADI : PINAR Pınar: Ya işte çocuğun intiharı...
Devamı

SON DAKİKAMedyum Ayten 2010'u Yorumluyor "değişen bi durum yok"

Perşembe, 08 Ocak 2009 | Administrator

Hiç TV  ( Diğer...
Devamı

Döviz Kuru(TCMB)

USD Alış1.5033 YTL
USD Satış1.5106 YTL
EURO Alış1.9179 YTL
EURO Satış1.9272 YTL

İstatistikler

OS: Linux l
PHP: 5.2.13
MySQL: 5.0.90
Zaman: 00:23
Caching: Disabled
GZIP: Disabled
Üyeler: 829
Haberler: 98
Web Bağlantıları: 6
Ziyaretçiler: 246979

Arşiv

Zamanla - Yahya PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 29 Eylül 2007

O: kaç yıldır istanbuldasın yahya?
Y: 1974 den beri buradayım.

O: aslen nerelisin?
Y:Trabzondanım
O:hemşeriyim bende karadenizliyim.
Y:ah evet!
O: sen ne iş yapardın Trabzonda?
Y: yine aynı müzik işi.
O:nerde çalıyordun?
Y: ona göre işti... müzik evrensel bir olaydır.

O: doğru
Y:her yere çıkardık.bayağa geniş bir düğün salonuda olabilir. Müziksiz olmaz. Olmaz,müzik felsefesi ayrı konular
O: doğru
Y: işte böyle.
O: eee Trabzondan niçin ayrıldın

O: kaç yıldır istanbuldasın yahya?
Y: 1974 den beri buradayım.

O: aslen nerelisin?
Y:Trabzondanım
O:hemşeriyim bende karadenizliyim.
Y:ah evet!
O: sen ne iş yapardın Trabzonda?
Y: yine aynı müzik işi.
O:nerde çalıyordun?
Y: ona göre işti... müzik evrensel bir olaydır.
O: doğru
Y:her yere çıkardık.bayağa geniş bir düğün salonuda olabilir. Müziksiz olmaz. Olmaz,müzik felsefesi ayrı konular
O: doğru
Y: işte böyle.
O: eee Trabzondan niçin ayrıldın
Y: öyle icap ediyordu. Biz gezginciliği sevdiğimiz için, gezginci, göçmen kuşlara benzeriz.
O: evet göçmen kuşlara benzersiniz sebebi ne?
Y: öyle icap ediyor.
O:öyle neyi icap ediyor Yahya
Y:demekki...demekkii... bazı konular vardır... konular vardır.görülecektir..
O:neymiş o?
Y: hayatı daha güzel anlamak (hep ağır ağır duraksıyarak anlatıyor)
O: evet
Y: gezgincilik insana çok şey öğretiyor.
O: abi yüksek sesle konuş birazcık!
Y: duymuyormusun kulağın mı hasta?
O: evet
Y: yani ee bu şeye benzer, bir ormanın en yüksek ucuna çıkar kuşbakışı seyretmeye benzer. Yani bir ormanın taa tepelerine çıkıp oradan doğayı seyretmeye benzer gezgincilik.
O: evet nereleri gezdin abi?
Y: hemen hemen her tarafı
O: nereyi mesela?
Y: her tarafı işte, kuşadası, bordum, marmaris
O: abi sen Türkiyeyimi yazlıklarımı gezdin
Y: yani bu.. dedik ya az evvel  herşeyden bir nem kapmak önemli olan bu yani.
O: anladım, zaten o yerler çok nemli değilmi?
Y:evet bir yerde kapanıp kalsan ne olur? (tekrar) olduğum yerde kapanıp kalırsam ne olur?
O: bilmiyorum ki ne olur?
Y:eee ne olsun... hiç yani... eee..işte...topraktan farkın olmaz, hatta toprak bile bir işe yarıyor ama sen olduğun yerde kalıyorsun hiçbir şeyden haberin olmaz.
O: anladım evet
Y:hiçbirşeyden haberin olmaz o bakımdan
O: yaş kaç abi?
Y: ellibir
O:maşallah hiç göstermiyorsun çok gezmekten galiba sakalların bol maşallah hiç kesmemişmisin?
Y: bu bir karizma karizma,
O: haa ...şapka...
(zaman araya girdi) şapkaylada tamamlıyor işte.
O: güzel ya çok kıyak, eh Yahya Abi sen şimdi bu nemli yerleri gezdin artık İstanbuldasın burada ne iş yapıyorsun?
Y: istanbulda şimdi... işte bildiğiniz gibi müzik olayı var.
O: nerde çalıyorsun abi?
Y:önemli yerler var.
O:nereleri mesela?
Y: çok yer var efendim, eee düğün salonları olabiliyor, ee, veya bir şenliklerde
O: sen keman çalıyorsun değilmi abi?
Y: keman tabi yerli çalgılar. Yerli tambur
O: çok güzel bir akşam bir yere çağırda dinleyim seni
Y: ne demek ne demek ya nasip ya nasip
O: şimdi çalmıyorsun galiba
Y: çalacağız zamanı var şimdi aletimiz biraz hasta, aletimizde tipik bir sorun var.
O: ne var?
Y: eee ses bir yoğun bakıma yatırmam gerekiyor. Güzel bir ustanın elinden anladın mı? Hemen hemen bir ay kalması gerekiyor. Bir ay.
O: ne yapacak o usta?
Y: ses tonunu ayarlaması gerekiyor.
O: bir ay sürüyormu abi o?
Y: sürüyor ses tonunun güzel bir yankı yapması için. Biliyorsun müzik kulağa hoş gelmesi gerekir en güzel şekilde.
O: haa onuni çin yoğun bakıma girmesi lazım bayağı insan gibi bir şey?
Y: tabii
O: yani bir keman çalacan, bir ay beklemekmi lazım?peki keman sırtında geziyor?
Y: biz ondan vazgeçemiyoruz, biz bıraksak o bizi bırakmıyor.
O: abi o zaman yatır onu yoğun bakıma?
Y: zamanı var ustanın bazı önemli işleri var
O: hangi ustanın?
Y: O ustanın ermeni ustasının yoğun siparişleri olduğundan dolayı biz biliyorsun türkler birşeyi başaramıyoruz
O: evet
ZAMAN: başlasa da yarım yamalak olur adam ermeni ustası
O: daha iyi başarır diyorsun zaman abi
Y: ne demek şu minarelere baktığımız zaman diyoruz vay canına be böyle şey olurmu  hiç, alemde tutamayız
O: peki Yahya abi keman yoğun bakımda çıkana kadar nereden geçineceksin? Abi
Y:dedik ya şeydir...
O: abi... ne yiyeceksin, nerede yatacaksın, para nereden gelecek?
Y: işte sır... sırdır.... her şey söylenmez, söylenmez
O: ama abi şimdi hepimizin bir mesleği var çalışmasak geçinemeyiz, yemek yemenin yatmanın sırrı olmazki?
Y: şöyle bir şey var şimdi öyle insan vardırki derki... ben şu adamı nasıl bulsam da ondan bir kelime öğrensem der, der ve ben ona der adamın içinden gelir çıkarır koyar cebine bir haçlık
O: anladım
Y:paranın hiçbir önemi yoktur. O insanlar sezebilir. Karşısında öyle kelimeler duyarki... derki... ben bu adamın yanına nasıl gitsem randevu alsam bu adamdan bir şeyler öğrensem der adam ha... işte biz...biz... insanlığın triliyonlarca seneler arkasından kavgasında kalmışız sokakta yürümesini bile bilmiyoruz. İşte o adam bu konuyu sezer...sezer... gelir bir randevu alır konuşur, şok olur ve memnuniyetle, laf lafı açar konu konuyu açar, sonra ben doydum der...
O: abi şimdi seninle konuşan adam doydum mu diyor?
Y: buna benzer... evet
O: yani sen konuşmayı parayla mı satıyorsun?
Y: hayır... onunla alakası yok...şimdi... nasıl burda oturuyoruz.
O: evet
Y:çay içiyoruz
O: tamam
Y: şimdi bende param yok n’olacak?
O: anladım, anladım, bak şimdi Zaman’ı uzun yıllar tanırım, çiçek satar sokaklarda ama sen şimdi ne satıyorsunda geçiniyorsun abi?
Y: az evvel bir şey demiştim ben... kulak vermiyorsun mevzuya sen...
O:hangi mevzuya
Y:zaman beyinde eee....konularımız hemen hemen eşittir. Onada aynı işler çatıyor ben zaman beye bulayım da bir muhabbet edeyim para konusu hiç önemli değildir konu bu ya
O: Zaman abi bu Yahya efendinin dedikleri sinyale girmiyormu?
Z: istemeden oluyor bu sinyal olmaz bu yani insanın gönlünden kopar, yani bir insanlık şeyidir bu....
O: iyi de abi diyorki kemanı yoğun bakıma yatıracam diyor iyi de bu arada nasıl geçinecek?
Z: vardır... ona göre bir çevresi seveni vardır, yardım ederler
O: ha anladım, dostları vardır.
Y: (lafa girdi) efendim leb demeden leblebiyi anlamak konu zaten, konuşmak üstüne,
O: valaa Yahya abi kıyak adamsın.
Z: entel entel
O: evet fazla
Z: o tarih tarih
O:peki Zaman sana, konuşurken nereden tanışıyorsun, sokaklardanmı diye sordum, sen dedin ki ben onu Adanadan görüyordum ne demek o?
Z: rüya gibi bir şey...
O: sen Yahya abiyi rüyandamı gördün?
Z: hayal; hayal gibi bir şey
O: sonradan kendini gördün nasıl oldu?
Z: eh işte tanıştık. Arkadaş olduk.
O: ciddi misin?
Z: tabii ya niye yalan söylim.
O: insanın inanası gelmiyor?
Z: öyle oldu.
O: hayda
Z:ondan sonra sokakta tanıştık oturuyoruz...
O: eee Zaman Pariste tanışacak haliniz yok tabiki sokakta
Z: ben onu gerçekte ruhumu, kendisini var oldu yok oldu.
O: kaç sene evvel nerde yahu?
Z: Adanada 30 sene falan oldu
O: iyi  ama o Trabzonlu.
Z: olabilir, insan rüya görür ya karşısına çıkar o rüya...
O: sen mi gidip tanıştın?
Z: evet tesadüf oldu yani.
O: allah allah neyse, Yahya abi ne zaman dinleyeceğiz kemanı, yoğun bakıma yatırmadan?
Y: sabır her şeyin ilacıdır.
O: çalmak istemiyormusun?
Y: dedik ya hasta, ses , ses, çok önemli müzikte, demin bahsettik...o ses tonunu bulduktan sonra artık devam edeceğiz.
Z: yahya bey bitane de kedi alalım şey yapsın vokal yapsın, o da sokakta yaşıyor yani farkı yok.
Y: o da olur zaman bey.
O: çok bilge bir zatsın yahya abi.
Y: Hee efendim dolu dolu konuşmak gerekir
O: iyi de bir saattir bir şey konuşmadık sadece kemanı hastaneye yatırmaktan başka
Y: şimdi her şey zamanla, hele bir zaman her şeyi halleder.
Z: ben kendimi halledemedim ki... zaman yaradı zaman hasta. Sizleri nasıl tedavi edecek, sizlere nasıl yön verecek, yani yol gösterecek zaman, zaman rahatsız.
O: zamanın rahatsızlığı ne zaman?
Z: var birşeyler var, anlatsam şimdi haybeye deminki hikaye gibi inanmazsın
O: benim mantığım alırsa inanırım.
Z: ordan benimde rahatsızlığım var.
O: geçmiş olsun?
Z: biraz biraz
O: hastaneye gittin mi, istersen gideriz Zaman
Z: abi anlamazlar sanmıyorum, benim allerji olayım var, negatif enerji var vücudumda, ters düşüyor bana yaramıyor.
O:  rahatsız mı ediyor, her zaman mı oluyor, ne gibi etki yapıyor?
Z: rahatsız ediyor ya
O: ne yapıyor?
Z: gaz gibi hücrelerime dağılıyor rahatsız ediyor, hazımsızlık yapıyor.
O: ilaç aldım sana, içkiyle aran nasıl?
Z: ara ara içerim
O: bak bende bir ilaç var belki iyi gelir
Z: gerçekten gaz için mi, yoksa kafa hapı mı?
O: yok be bende de olur bazen, sen beni iyi tanırsın
Z: içelim bakalım, (içer)
O: Yahya abi bak Zamanın rahatsızlığı varmış hiç sordunmu arkadaşına nasılsın geçmiş olsun falan bak bana söyledi tak diye ilaç verdim ya sen ilgilendin mi?sinyalci arkadaşınla?
Y: ben şimdi zaman efendiye çok güzel öneride bulundum.hatta onun ilacını cebimde taşıyorum. Sarımsak dedim kırk derde devası vardır, fazlası vardır dedim, onun için taşıyorum cebimde (cebinden bir baş sarımsak çıkardı) lokman hekim bile ölüme çareyi bundan buldu. İşte o bakımdan. (araya zaman girdi) ver oktay beye de ver yesin (zaman sarmısağı yerken ortaya bir sarımsak kokusu yayıldı)
O: sağol ben yemem, siz akşam yemeği yediniz mi ?
Z: yok yok yedik.
O: pardon lafını kestim Yahya abi. Bir diş sarımsak verdin, yiyen şimdi ne olacak zaman?
Y: tamam işte ilacı aldı kurtuldu fakat ağacın kovuğuna dahi girse insana ölüm var bunların hepsi vesile yani sarımsak marmısak olayı vesile ömrün bir şekilde sona erdimi, tamam iş biter, bunlar yaşamın öyküleri işte, başka bir şey  değil, biz yine de lokman hekimin peşinden gidelim evet...
O: kaç sene oldu tanıştınız?
Z: bir sene var
O: ben hiç rastlamadım size birlikte
Y: buralarda oturuyorum, şey var su konusu vardır bazan insan yanından geçer görünmez
Z: evet o da var
Y: insan yok olur, çıkar
Z: olur abi insan bazan yok olur bazan hiç ummadığınız yerde çıkarım
O: zaman bu konuşmaları cıgaralıkcılar yapar, ben şimdi kafayımı yiyorum yoksa sizin mi kafanız dolu, yahut patlamamı yaptın?
Z: yok öyle bir şey
O: yahya abi sen ne diyorsun? Sen açıkla.
Y: ne demek ben onu görüyorum
Z: benim ikizim var
O: haydaa, bir de ikiz çıktı ben niye hiç görmedim.
Z: ben de görmüyorum, karşı karşıya gelmeyiz
O: oh allah allah,  sen yoksa bey görüyormusun ikizini?
Y: ben de karıştırıyorum,
O: yav, sen bazan zaman Kazım efendi diyorsun
Y: evet, ben zaman efendiyle kazım efendiyi karıştırıyorum acaba hangisi zaman , hangisi kazım efendi anlamıyorum
O: peki oturduğunuz zaman, demiyormusun seni dün gördüm şurda burda diye konuşmuyormusunuz?
Y: Bu boş kelimedir, bu boş kelimedir, ses tonları da aynı olduğu için
Z: biz gelmeyiz karşı karşıya kesinlikle hiçbir zaman olmuyor
O: yani bir ikizin var  inanıyorsun
Z:tabii
O: ya sen Yahya efendi
Y: hımmm elbette... çünkü her insan bunu çözemez ben çözebilirim
O: bak sana verdiğim fotoğrafı kaybetme
Z: yaa ben bunu nereye asacağım, evin var mı senin?
O: var.
Z: sen bunu evin bir köşesine as bir faydası olur belki yani
O: ne faydası olur? Yahya Abi, ne faydası olur bu zamanın resminin?
Y: ben şimdi resim konusunda mı? Aynen dediği gibi olabilir.
O:sende işin içinden çıkamayınca zamana tasdik ediyorsun.
Z: bir eve gittim, tavanda kendiliğinden bir yuva var oldu böyle
O: ne yuvası? Kuş yuvası mı?
Z: yok yok mağara gibi çamurdan çatallı matallı bir yuva yoktan var oldu
O: allah allah nasıl olmuş senin yanında mı oldu?
Z: olmuş... onlarda bilmiyorlar yani.. ben gittikten sonra etrafını yeşile boyadılar, türbe gibi yaptılar, mağara gibi olmuş.
O: Yahya efendi sen ne diyorsun bu Zamanın dediklerine?
Y. katılıyorum, bu konular kozmik konular
O: ne?
Y: kozmik konular bunlar, çözülmesi zordur bu da bir şeydir
O: aklımı karıştırıyorsun ikinizde üflemiş de konuşuyor gibisiniz
Z: olmaz, daha ne yapabiliriz ki o resim sende de işe yarar, sizi var eden o küçücük yuvayı var edenezmi?
O: bilemem
Z: senin inancın yok
Y: aynen katılıyorum
O: sende herşeye katılıyorsun be yahya efendi peki senin böyle bir şeyin oldu mu?
Y: (çok düşündü) hatırlamıyorum.
O: buna benzer oldu mu?
Y:buna benzer şeyler olmuştur, ama şimdi hatırlamıyorum.
O: hangi oteldesin Yahya abi?
Y: belli olmaz , bazan , bostancı, bazan kadıköy, bazan beyoğlu
O: oralarda ne işin var?
Y: çağırıyorlar...gönül fethetme konusu vardır
O: yani seni özel çağırıp gönlümüzü fethetmi diyorlar?
Y: şimdi alet hasta diye, hiç mi sohbet etmeyelim, dostlar ayrı kalmayalım, muhabbet edelim, çilingir sofrası var diyorlar, efendim, ordan bakarsın birisi gelir, keman getirir
O: neyse ramazan nasıl geçti oruç falan tuttun mu?
Y: o söylenmez
O: niye?
Y: ne tutun denir, ne tutmadım denir, o söylenmez, o da bir sır
O: ekonomi zorladı mı ramazanda
Y: ekonominin ramazanla ilgisi yok
O: iftar yarın bitiyor değil mi?
Z: öyle diyorlar
Y:hayat şartları ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın en güzel sağlık bu bize yeter, hayat nasıl yaşarsa öyledir.
O: şimdi ben arkadaşlar sırra ermiş iki insanla mı oturuyorum, onu söyleyin?
Z: allah bilir sırdır
O: zaman ne sırrı bu yahu?
Z: öyledir, ben sırrımı dostuma verdim, zamanında  o da beni yaraladı
Y: şimdi sır insanın hazinesidir,esiridir,, verirsen sen onun esiri olursun
O: abi sizin önemli ne sırrınız olabilir, ikiniz de sanatçısınız? Zaman gitar çalar, sen keman memleketi mi idare ediyorsunuz?
Y:olabilir, her insan dopdoludur, insan bir kitaptır sen onun gidişini değiştiremezsin.
O: bu gece ben kafayı yemezsem çok iyi, bayramdan sonra birlikte bir çilingir kurup daha uzun sohbetliyeceğiz. Bu gece ye sizin kafalar çok iyi ya benim kafam boş
Y: bir kitabı bir kere okuyarak anlayamazsınız,
Z: ben kalkım, şu çiçekleri satmam lazım, otel parası
O: yaa, işte yaşamın gerçeğine döndük, hadi kalkalım abiler.........

Son Güncelleme ( Pazar, 30 Eylül 2007 )
 
< Önceki
Advertisement
 

Hiç Tv En Çok İzlenen Videolar

Travesti Nişan ve Kına Gecesi Bölüm 2D.GonulY. HasanRecep BülbülsesAmpul İbo

Karikatür